Bugün: 21.08.2019
  • Ana Sayfa
  • »
  • Yerel Seçimlere Kısa Bir Bakış

Yerel Seçimlere Kısa Bir Bakış


Son yapılan yerel seçimlerde beklenildiği gibi iktidar partisi yine 2014 Mahalli yerel seçimleri kazanmasını bildi.


İktidar Partisi’nin seçimi kazanmasının nedenlerini sıralarsak yüzlerce neden sıralayabiliriz, ama burada sadece belli başlı birkaç neden sıralamak yeterlidir, sanırım.


Seçimlerden evvel 17 Aralık ve Akabinde gerçekleştirilen 25 Aralık operasyonları ile hükümet içinde görevli bazı bakanların ve hatta Başbakan ve ailesinin yolsuzluk olaylarına karıştıkları, devletin imkânlarını kullanarak maddi menfaat elde edildiği ve kamu görevinin kötü kullanıldığı, iddiası ile birçok adli soruşturma başlatıldı. Soruşturmalara konu edilen dosyaların içerisine ses kayıtları ilgililerin evlerinden çıkan döviz, Türk lirası cinsinden para ve ilgili kişilerin görüntüleri konuldu.


Burada esasında yapılmak istenen adli soruşturmadan ziyade siyasal iktidarı seçimlerden evvel devirmek, bu mümkün olmasa olabildiğince yıpratmak, amacı; yolsuzlukları ortaya çıkartma, amacının önüne geçmiştir. Ortada bir yolsuzluk iddiası vardır, yâda yoktur, diye bilmek için ele geçirilen paraların ne şekilde elde edildiği, bu paraları elde etmek için ne tür belgelerin düzenlendiği, bu belgelerin ne derece inandırıcı olduğuna bakmak gerekir. Normal şartlar altında siyasi iktidarı ellerinde bulunduran kesimlerin, siyasi iktidarı elinde bulundurmayanlara göre yolsuzluğa bulaşmaları daha yüksek bir ihtimaldir. Mühim olan bu yolsuzluk iddialarını araştırırken, yolsuzluk iddiasının kendisinden başka hiçbir amaç ve saik gütmemektir.


İşte 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları topluma yolsuzluk iddiasından ziyade siyasi iktidarı yıpratma amacı güttüğü intibahını vermiştir. Ve neticede seçimde bu şekilde mevcut iktidarın temellerini daha da tahkim etmiştir.


Bir demokraside siyasi iktidarı elde etmenin yolları bellidir. Bunun dışında her hangi bir yol kullanarak siyasi iktidarı kazanmak onu açıkça gasp etmektir. Ve bunun da ne demokraside nede hukukta bir karşılığı vardır.


Eğer bir ülkede muhalefet ortaya hükümetin icraatlarının ihtiyaçlara cevap vermediğini iddia edipte kendi projelerini, kendi icatlarını ülke toplumuna anlatamıyorsa veyahut ortaya akılcı ve gerçekleştirilebilir, proje ve icraat koymuyorsa, o muhalefetin iktidar olma gibi ne bir niyeti vardır, nede şansı vardır.


Muhalefet etmeyi sadece kadına karşı şiddete hayır, yeşili koruyalım, hayvan haklarına saygı gibi konulara indirgerseniz, sadece bu konularda sesiniz, gür ve baskın çıkarsa sizin ülkenin hayati meseleleriyle ilgili bir çözüm öneriniz ve projeniz yoktur demektir. Yine İstanbul şehrinin trafik ve ulaşım sorununun çözümü için ortaya atılan ve gerçekleştirilmeye çalışılan 3. köprü projesi, uluslar arası havalimanı projesi ve kanal İstanbul projelerini eğer eleştiriyorsanız ki bu projeleri eleştirmek en doğal hakkınızdır; Ama bu projelere karşılık ulaşım ve trafik sorunun çözümü için tam teşekküllü bir proje ortaya koymalısınız. Eğer böyle bir proje ortaya koyamıyorsanız demek ki akılcı bir proje ortaya koyma kapasiteniz yoktur demektir.


Mühim olan muhalefet etmek için, muhalefet etmek değil, akılcı bir şekilde halka sahip çıkarak, halk için gerçekleştirilebilir projeler üreterek, halka sunmak ondan sonra halkın buna vereceği tepkiyi ölçmek, halkın zaruri ihtiyaçlarının karşılanması üzerine, bir muhalefet tarzı geliştirerek ve hukuktan, demokrasiden her ne pahasına olursa olsun, ödün vermeyerek, muhalefet etmektir. Ancak bu şekilde iktidara gelinebilir.


Saygılarımla…


Ömer Faruk TUÇ

Avukat 

YORUMLAR (6)

Faruk Bey, 1 Kasım seçimleri için köşenizde bir yazı belkiyoruz...Murat İpar/İZMİR22.09.2015 18:32
Faruk Hocam, Hilvan`a Su ve Demokrasi ne zaman gelecek...Saygılar... Ecenaz YILDIRIM02.08.2015 22:00
Fransada yaşayan eski bir Hilvanlı olarak, bu siteyi ve Faruk beyin yazısını isabetli buldum. Hedefi 12 den vurmuş...ayrıca sitenin biraz daha güncel haberle zenginleştirilmesini temenni ediyorum. Aslıhan Demir / Lyon/ FRANSA19.07.2014 01:53
Bir ilçenin iyi yönetilebilmesi için senin gibi okumuş hak hukuk bilen insanlar ihtiyaç vardır. selamlar...... N. D.YOL06.05.2014 14:57
yazınız çok şey anlatıyor başarılar dilerim.17.02.2013 20:14
Türkiye barışa ,Türkiye de yaşayan her insanın kardeşçe ,bir arada yaşama düşüncesine ,yaşam tazına ,kültürel kimliklerine saygının olduğu. Korunduğu,anayasal güvence altına alındığı, toplumsal, bireysel hak ve özgürlükler üzerinde vesayetçi anlayışın ortadan kalktığı, her düşüncenin kendini hoşgörü temelinde ifade etiği, bir ortama gebedir. Doğum sancıları zor ve bedeli belkide ağır olacaktır. Bedel ne kadar ağırda olsa toplumsal barışa olan inanç, demokrasiye olan güven sarsılmamalı ve kararlılıkla gereği yapılmalıdır. Türkiye'nin sorunu bu ülkede yaşayan tüm halkların vatandaşların sorunudur. Güçlü bir Türkiye için BARIŞ korusuna hepimiz ses vermeliyiz.15.02.2013 04:49

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 873